Ünlü Kariye Müzesi’ni gezme telaşı ile ziyaretçilerin gözden kaçırdığı Edirnekapı bir dönem Eyüp Camii’nde kılıç kuşanan Osmanlı padişahlarının şehre girmek için kullandığı kapıymış. Eski başkent Edirne’den gelenler de bu kapıdan geçip girerlermiş İstanbul’a. Bu suriçi semti barındırdığı tarihi eserlerle gezmeyi hak ediyor. Karagümrük ise ilginç eserleri saklıyor bağrında.
Bizans dönemindeki adı “Harisius” olan Edirnekapı o dönemde de merasim kapısı solarak kullanılır, imparatorlar sefere çıkarken veya seferden dönerken bu kapıdan geçerlermiş. Fetih sırasındaki çarpışmalarda ilk gedik bu kapıda açılmış ve Fatih Sultan Mehmed İstanbul’a bu kapıdan geçerek germiş. Hemen yakınındaki semt, Karagümrük ise adını Fatih’in gümrük vergilerini toplama yetkisini bağışladığı imparatorluğun ünlü kabadayısı Kara Davud’tan almış. Karagümrük, Cerrahpaşa gibi İstanbul’un ilk Türk semtlerinden biri olarak kabul ediliyor.
Mihrimah Sultan Camii
Altıncı tepenin üstünde ve Edirnekapı’nın içinde yer alan Mihrimah Camii bir Mimar Sinan şaheseri. Koca Sinan’ın 1562 ve 1565 yılları arasında Kanuni Sultan Süleyman’ın en sevdiği kızı Mihrimah Sultan için yaptığı cami tek minareli. Külliyesinde medrese, mektep, türbe ve hamam olan cami olağanüstü pandantiflere sahiptir. 1766 ve 1894 depremlerinde büyük hasarlar gören bina, 2009 yılında baştan aşağı restorasyondan geçti. Çifte hamamı hala ziyarete açıktır.
Sinan’ın eserlerinde, devletin hiyerarşik düzenini dikkate alan ve eserlerin görünümünde bunu yansıtan bir mimari üslup var. Bu tarz uzun yıllar klasik OsmanlI mimarisinde kabul görmüş. Bu nedenle biçim olarak Süleymaniye ve Selimiye külliyelerini andırmasına rağmen mimarbaşı Mihrimah Sultan Camii’ni yaparken buranın bir padişaha değil, padişah ailesinden birine ait olduğunu taşlarla anlatma becerisini göstermiş.
Eğer biri size hangi Mihrimah Sultan Camii’ni gezdiğinizi sorarsa şaşırmayın. Sinan Mihrimah Sultan’ın isteği üzerine iki cami yapmış. Biri Üsküdar sahilinde, diğeri Edirnekapı’da. Sultan cami külliyelerinin yapılacağı yerin seçimini mimarbaşına bırakmış. Mimar Sinan camileri yapmak için karşılıklı öyle iki nokta seçmiş ki ilkbahar aylarında güneş (Mihr) Edirnekapı’daki caminin üstünden batarken ay (Mah) Üsküdar’daki caminin iki minaresi arasından doğuyor. Bu bir rastlantı mı yoksa usta mimar, Mihrimah Sultan’ın ay ve güneş anlamına gelen adına gönderme yapmak için hesaplayarak mı yapmış camileri, yorum sizin…
Yedi Tepe
Roma gibi Konstantinopolis de çoğu meydan olarak yedi tepe üzerine inşa edildi. Şehrin 1453’teki fethinden sonra sınırları hemen hemen aynı kaldı, fakat tepelerin altısına görkemli imparatorluk binaları dikildi. Bugün birinci tepede Topkapı Sarayı, İkincide Nuruosmaniye Camii, üçüncüde İstanbul Üniversitesi ile Süleymaniye Camii, dördüncüde Fatih Camii, beşincide Yavuz Selim Camii, altıncıda Mihrimah Sultan Camii var. Sadece yedinci tepe olan Cerrahpaşa’da bilindik bir eser yok ama gizli kalmış hazineler mevcut.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.